EBRU SANATI Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su üstünde, özel hazırlanmış boyalarla oluşturulan desenleri kağıt üzerine geçirilmesi yoluyla yapılan bir süsleme sanatıdır. Fırça ve boyaları özeldir. Sanatçı ebru sanatını kağıt dışında seramik, taş, deniz kabuğu, ipek kumaş üzerine uygulamaktadır. Başlıca ustamız: Durdunaz GÜNAYDIN’dır. FOLKLORİK BEZ YAPIMI Folklorik ya da bez bebek, çeşitli aşamalardan geçirilerek yapılan ve yoğun el emeği gerektiren, değişik türleri olan, yapımında ise toprak (çamur), çatal ağaç, mısır koçanı, tebeşir kayası, bez, çeşitli kumaş parçaları, alçı, ip vb. malzemelerin kullanıldığı ve yapıldığı yörenin giyim kuşam kültürünü de yansıtan minyatür bir oyuncak ve aynı zamanda hediyelik bir eşyadır. Başlıca ustalarımız: Seval BAKLACI GÜCEL, Aysel HOROZ TAŞ İŞLEMECİLİĞİ (HEYKEL) Heykel; taş, tunç, bakır, kil, alçı, ağaç, fildişi vb. gibi maddelerden kalıba dökülerek, yontularak ya da yoğrulup pişirilerek yapılan insan, hayvan vb. biçimlerini yansıtan sanat yapıtıdır. Başlıca ustalarımız: Ahmet BOSTANCI, Abdullah ÖZALP, Semire ERDEM. SERPANTİN TAŞ SANATI Taş İşçiliğinde, alçak kabartma ya da yüksek kabartma, oyma, kazıma gibi teknikler kullanılır. Bu teknikler genellikle sert taşları tıraşlama, yontma ve cilalama biçiminde karşımıza çıkar. Başlıca ustalarımız; Ali GÜLER, Tahsin YILDIRIM, Mehmet BOSTANCI İĞNE OYASI İğne Oyacılığı, demse ve çapa (anchor) ipliklerinden, önce tığ ile başlanan daha sonra iğne ile devam edilerek ve belli bir teknikle düğüm oluşturularak çeşitli model ve figürlerin yapıldığı bir el işidir. İşlenecek her model için farklı sayıda ilmik atılır. İşlenen ürünler daha çok yatak örtüsü, masa örtüsü, sehpa örtüsü şeklinde değerlendirilmektedir. Yapılan ürünler içerisinde genellikle kelebek, çilek, şimen, sineklik, Türkan Şoray Kirpiği, badem modelleri gibi çeşitler yer alır. Başlıca ustalarımız: Semire DAĞ, Şehide BERBEROĞLLARI, Ayşegül KOCAOĞLU, Aliye RAMAZANOĞLU İPEK BÖCEKÇİLİĞİ VE DOKUMA İpek, ipekböceği larvalarının koza örmek için salgıladıkları, parlak ve çok ince bir teldir. Bu teller bir araya getirilerek ipek iplikleri elde edilir. İpek, kolay boyanabilen, yumuşak ve dayanıklı bir ip olması nedeniyle tarih boyunca çok kıymetli bir dokuma ham maddesi olmuştur. Üretimle ilgili aşamalar; dut ağacının yetiştirilmesi, ipekböceği tohumu ve yaş koza üretimi ve kozadan iplik çekilmesidir. Kozadan çekilen iplik çözgüye gönderilerek kumaş ipliği elde edilir. Kumaş iplikler daha sonra tezgaha getirilerek elde edilmek istenen ürünün (gömlek, şal, fular, şalvar vb.) kumaşı dokumaya başlanır. İpek Dokuma ise; ham maddesi koza olan ipekten iplik elde edildikten sonra uygun masuralara çekilir. Daha sonra çözgüye verilen iplikler tezgâha yerleştirilerek tahara işlemine geçilir. Taharadan sonra gerilir ve dokuma işlemine başlanır. Dokumadan gömlek, şal, masa örtüsü, fular vb. ürünler elde edilir. Başlıca ustalarımız; Hasan Büyükaşık, Emel DUMAN, Yılmaz Büyükaşık, Ali BÜYÜKAŞIK, Tevfik BAKLACI, Tülay GENÇ, Mustafa ŞEMME KALİGRAFİ HAT SANATI Kaligrafi, süsleyerek güzel yazı yazma sanatıdır. Çin’de başlamıştır. Latince “Kallos” ve “Graphos” yani “güzel” ve “yazı” anlamına gelmektedir. Latin hattı olarak adlandıran da var. Hat sanatı ise Arap alfabesiyle belli oran ve kriterlere dayalı güzel yazı tekniğidir. Yazı sistemleri ve yazı öğeleri kullanılarak geliştirilen, sıklıkla dekoratif amaçla kullanılan birgörsel sanattürüdür. Bu sanatla uğraşanlarahattatveyakaligraf denir. Farklı yazı sistemlerinde farklı şekillerde, farklı coğrafyalarda ortaya çıkmış olan kaligrafi, özellikle matbaa öncesinde büyük önem arz etmiştir. Başlıca ustalarımız: Ali Taner DAĞ TEZHİP SANATI Tezhip Türk süsleme sanatlarından biridir. Kelime anlamı “Altınla Süslemek” tir. 18 ve 22 ayar ezilmiş altınla ve muhtelif renklerle kitap ve levha gibi yazma eserlerin süslenmesidir. Bu sanat; sevgi, sabır, zevk ve zarafetin ortaya koyduğu eserler bütünüdür. Arapça tezhip; "altınlamak", "yaldızlama", "bezeme", yazma kitapların sayfalarına, hat levhalarına, murakkalara, hatta tuğraların üst taraflarına altın tozu ve boya ile yapılan her türlü bezeme. Sözcük yalnız altınla yapılanın dışında, toprak boyalarla yapılan bezemeler için de kullanılır. Yalnız altınla yapılan tezhibe "halkari" denir. Tezhip yapan sanatçıya "müzehhib" tezhiplenmiş esere de "müzehheb" adı verilir. Başlıca ustalarımız: Ali BENGİ, Zekiye BULANIK, Selva PEKMEZ KİLİM DOKUMA Anadolu halk sanatlarının en eski mesleklerinden biri de dokumacılıktır. İpliğin eğrilmesi ve boyanmasından başlayıp, çeşitli dokuma teknikleri kullanılarak renkler, motifler arasında uyum ve biçim bütünlüğü olan bir kilimin oluşturulması uzun geçmişe dayanan bir birikim gerektirir. Dokumacılık, ipliğin kumaş haline getirilip bu iplerden halı, kilim, eldiven vb. şeyler üretilmesidir. Dokuma işlemleri el ya da makine ile yapılır. Başlıca Ustalarımız: Abdullah AKAR, Belgin EKMEKÇİBAŞI YORGANCILIK Yorgan yapımı, iplik ve iğnenin usta eller tarafından kullanımıyla oluşturulan dikişlerle ortaya çıkarılan çeşit çeşit motiflerin süslediği astar, pamuk ve yüz olmak üzere üç ana malzemeyle yapılan ince bir işçiliğin ürünüdür. Yorgan yapımına yüz bölümü ve astarın birleştirilmesiyle başlanır. Daha sonra pamuk bir sopa yardımıyla dövülerek, yün ise elle kabartılır. Bu işlemin ardından torba haline getirilmiş kumaşın üzerine, kartondan kesilmiş bir kalıptan aktarılarak ya da cetvel kullanılarak sabunla ya da tebeşirle belli bir kompozisyon çizilir. Kabartılan pamuk veya yün torba haline getirilmiş kumaşın içine doldurularak sopa yardımıyla düzeltilir. Bu işlemden sonra ise kumaşın rengine ve kalınlığına göre ip seçilir. Orta parmağa takılan bir yüksük yardımıyla kumaşa çizilmiş kompozisyonun üzerinden geçilir ve böylelikle yorgan dikilir (çitilir). Başlıca Ustamız: Nahya GÜZELYURT MOZAİK YAPIMI Bir yüzey üzerinde birbirinden farklı, üç boyutlu parçaların yan yana getirilerek resim oluşturma tekniğine ve ortaya çıkan esere mozaik denir. İlk olarak beş bin yıl önce Sümerler tarafından ev duvarlarına batırdıkları çömlek parçalarıyla yapılan bu tekniğin günümüzde iki biçimi uygulanmaktadır: Genelde çimentodan oluşan zemin malzeme üzerine parçacıkları batırmak. Tutkalla yapıştırılmış parçaların aralarına sıva döşemek. Parçacık olarak ise seramikten metale, ahşaptan cama kadar çok çeşitte, şekilde ve büyüklükte malzeme bir arada kullanılabilmektedir. Hatay’da bilinen mozaik yapım ustaları ise Serpil SULTANOĞLU, Mehmet DAŞKAPAN, Mehmet BOSTANCI, Serap AKGÖL’dür. YAKMA RESİM “Dağlama resim” olarak da bilinen yakma resim, aslında gölgelendirme tekniği olarak yapılan ve özellikle ahşap tahta vb. malzemeler üzerine kızgın metal kalemlerle ( değişik uçlara sahip havyalar) yakılıp işlenmesiyle gerçekleştirilen bir sanattır. . Hatay’da yakma resim alanında en bilinen ustalar Naim ve Zeynep GÜLBOL, Hüseyin BİLGİN’dir. AĞAÇ OYMA Oymacılık, ağaç, taş vb. cisimlerin yüzeylerini çeşitli araçlar yardımıyla keserek veya yontarak işleme sanatıdır. Bu işlerle uğraşan sanatçıya ise oymacı denir. Ağaç veya ahşap oymacılığı sanatı insanın kendini ifade etmek için kullandığı sanatlardan biridir. Kolay işlendiği için daha çok ıhlamur ağacı, gürgen, köknar ve ceviz ağacı tercih ediliyor. Ağacın kuru ve fırınlanmış olması onun uzun zamana karşı dayanaklılığını ölçüsüdür. Ahşap oyma sanatında; düz satıhlı derin oyma, yuvarlak satıhlı derin oyma, dantel görünümlü oyma, hatai oyma, çiçek- kuş oyma gibi motifler bulunmaktadır. Yörede daha çok mimberler, rahleler, tavanlar, kapılar, pencereler, oyma bezemeleri, gömme dolap kapıları takı kutuları gibi öne çıkan oymacılık örnekleri görülür. Başlıca ustalarımız: Ali ALTUN, Behzat BÖKE, Piri REİS’ tir. NEY YAPIMI Ney; sarı renkli, sert ve sık lifli kamıştan yapılır. Neylik kamış mutlaka dokuz boğum olmalı ve boğum aralıkları mümkün olduğunca birbirine yakın olmalıdır. Tabiatta bulunan neylik kamış, yerden yukarıya doğru ters olarak yer alır. Ney yapılan kısımlar genellikle kamışın orta kısımlarında bulunur. Ney yapılan kamışlar sonbaharda, hava sıcaklığına göre Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kesilmelidir. Kamışlar en geç Ocak ya da Şubat aylarında kesilir ve kurutmaya bırakılır. Püskül ve kabukları sararmış kamışlar ney için kesilir. Minesinin sert ve parlak olması da neyde aranan özellikler arasındadır. Dünyada Nil kıyıları dışında en kaliteli kamışların yetiştiği bölge Hatay’ın Samandağ ilçesi Asi Nehri kıyılarıdır. Başlıca ustalarımız; Alper YILDIRIM, İzzettin ÖZKAN, Cemil KAHİLOĞULLARI BIÇAKÇILIK Bıçak yapılacak çelik fabrikadan plâka halinde gelir. Plâka halindeki çelik ya makasla bıçağın kaba taslak boyutlarına uygun vaziyete getirilir veya plâka çubuklar halinde kesilip bıçak için kullanılan kalıplara göre keserek bıçağın boyutları oluşturulur. Bıçak yapılacak çelik kesilmiş vaziyette ocakta önce dövülerek ebatlanır. Sonra bıçak tam şeklini alıncaya kadar taşla veya eğe ile şekillendirilir, ocağa sokularak ısıtılan çeliği sertleştirmek için su verilir. Bıçakların çelik veya demir olan kısmına “namlu” denilmektedir. Bıçak ustaları, çelikten işledikleri bıçakları farklı boyutlarda şekillendirerek satışa sunarlar, ayrıca bıçak bileme (keskinleştirme), tamirat, sap değişimi, el işi cımbız ve dolma oyacağı yapımı gibi zanaatkârlık gerektiren hizmetler de vermektedirler. Hatay’da hizmet veren Maim Usta ve Derviş Usta BAKIRCILIK Anadolu’nun diğer bölgelerinde olduğu gibi Hatay’da da bakırcılık bir zamanlar oldukça yaygındı ve Antakya’nın merkezinde yer alan Uzun Çarşı, geleneksel mesleklerin hayat bulduğu bir yerdi. Bakırcılar, demirciler, kalaycılar, abacılar, semerciler çarşısı gibi, mesleklerin bir arada olduğu ve adlarıyla anılan caddeler söz konusuydu. Sözgelimi; Uzun Çarşı’nın içinde bir zamanlar semerciler çarşısı adı verilen yerde halen faal durumda olan “Semerciler Camii” bulunmaktadır. Tabi zamanla sanayileşmeyle beraber hızlı teknolojik gelişmeler sonucu bu gibi el emeğine dayalı meslekler fabrikasyon üretim karşısında rekabet edemez duruma geldi ve bu işlerde çalışan ustalar ya başka bir iş kurarak ayakta kalmaya çalıştı ya da emekli olmayı tercih ederek uzun yıllar yaptıkları meslekleri terk etmek zorunda kaldı. Birkaç bakır ustası saymak gerekirse Mithat AZİZOĞLU, Sami AZİZOĞLU, Abdülhamit GÜL, Ali AZİZOĞLU vd… KALAYCILIK Kalay işi, bakırdan yapılmış bir gerecin yüzeyine, ak kurşun olarak adlandırılan, parlak kül rengindeki gümüşe benzeyen bir maden olan kalayın eritilerek dökülmesi biçiminde uygulanan bir tür kaplamacılıktır. Kalaycı ustaları, kalaylayacakları kabı kalaycı dükkânının bir köşesinde yer alan ocaktaki ateşin üstüne bir maşayla tutarak ısıtırlar. Sonra usta bir başka kapta hazır tutulan kalay tozunu, ısıtılan kabın içine serper ve elindeki bir bezle kabın çeperini sıvalar. Ayrıca kalayla lehim işleri de yapılmaktadır. Madenî eşyaların kulp, boyun ve emzik gibi parçalarını gövdeye tutturmak için kalay lehimi kullanılır. Lehim işlerinde el kaynağı, kerpeten ve uçlu kalemler gibi aletlerden yararlanılmaktadır. Uygulama yapılırken lehimlenecek parçanın birleşim yeri tuz ruhu ile temizlenir ve el kaynağı ile ısıtılan birleşim yeri sıvılaştırılmış kalayla sıvanır. Soğuma sonrasında kalay katılaşır ve işlem gerçekleşmiş olur. Başlıca ustamız Nebil MURATOĞLU TENEKECİLİK Teneke, yumuşak çelikten ve üst kısmı kaplı olan ince bir sacdan yapılır. Tenekecilik ise, ince galvenizli saçların işlenmesi işidir Tenekecilikte genellikle kesme, bükme, kenetleme ve kordon çekme gibi teknikler kullanılarak ürünler elde edilir. Ürünler önceleri saç levhalardan makasla ya da kollu makasla kesilerek biçimlendirilirdi. Günümüzde bu mekanik aletlerin yerini elektrikli giyotin almıştır. Kıvırma işleri de eskiden elle yapılırken bugün onun yerine elektrikli silindir kullanılmaktadır. Tokmakla dövme tekniği ise halen sürdürülmektedir. Günümüzde daha çok galvenizli ve paslanmaz sac kullanılmaktadır. Başlıca ustalarımız: Hasan ERİŞEN, Mustafa GÜRLER AYAKKABICILIK SEMERCİLİK Semer yapımının ilk ve en önemli aşaması olarak kabul edilen ve ustanın buna “kalıp” adını verdiği bu işlem birkaç saat sürer. Semer yapımında semerci öncelikle, sazları (semer otları) inceltip belli bir uzunlukta keser ve çuvala “V” şeklini alacak biçimde diker. Kalıbın şekli verildikten sonra üzerine deri ve iç tarafına keçe konularak dikim işlemi yapılır ve böylece keçe dikim işlemi tamamlanmış olur Semerin ana parçasını oluşturan ve hayvanın sırtı ile ahşap iskeleti arasında kalan kısmına “kalıp” denir. Kalıbı çevreleyen ahşap kısma ise “iskelet” adı verilir. İskelet ön ve arka kaş olmak üzere iki ana parçadan meydana gelir Usta daha sonra hazırlamış olduğu iskeleti kalıp üzerine el demiri yardımıyla yerleştirir. Birleştirme bölümü deri kullanılarak yapılır. Deriden kesilen parçalardan elde edilen ip aracılığıyla semer çeşitli noktalardan sıkıca bağlanır. Bu işlemden sonra son olarak semer süslenip hazır hale getirilir. Başlıca ustamız: Halil İbrahim SÜNER BUĞDAY SAPI ÖRÜCÜLÜK Hatay’ın çeşitli bölgelerinde yaklaşık bir buçuk asırdır devam eden buğday sapı örücülüğü günümüzde de daha çok Altınözü ilçesinde yapılmaktadır. Ham maddesi buğday ve çavdar sapı olan buğday sapı örücülüğün diğer adı da cimem örücülüğüdür. Cimem yapmak için hasat zamanı buğday sapı toplanıp başak ile boğum arasındaki kısmı kesilerek temizlenir. Daha sonra kök boya, toz boya ve kırılmaması için balmumu kullanılarak kaynatılır. Kaynattıktan sonra kuruması için güneşte serilir. Örmeye başlanıldığında şekil alması için bir daha ıslatılır. Bu ürünlerden genellikle cimem, tepsi, çanta, çerezlik, ikram sepeti ve nihale yapılır. Günümüzde buğday sapı örücülüğü ile elde edilen ürünler daha çok evlenen kızların çeyizlerinde ve turistlik malzeme olarak el sanatlarında yerini almıştır. Başlıca ustalarımız: Edibe BELLUR, Emel TEMİZKAN, Nedime KARADENİZ, Atra GÜZELYURT SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ Sepet, ağaç dalları, sazlık otları mısır sapı ve bataklık kamışlarından odunlaşmış kısımlardan elde edilen liflerden faydalanarak yapılan örgü sanatıdır. Sepetçilik yöreye ve kullanma amacına göre örgüsü ve deseni değişir. Günümüzde çok değişik sepet örme teknikleri vardır. Eskiden bağ bahçe balıkçılık ürünlerinin taşınması için kullanılırken günümüzde ambalajlama tekniği gelişmesiyle önemliliği kaybolmaya yüz tutmuştur. DEMİRCİLİK Anadolu’da bu meslek için “Ateşten gül alan bir sanattır” derler. Demircilikte ustalar, çırak-usta geleneğiyle yetişir. Başka yerlerde olduğu gibi Hatay’da geleneksel mesleklerden biri olan ve tarihi oldukça gerilere giden demircilik mesleği bir “Ata-baba mesleği” dir. Son zamanlarda ise sanayileşmenin artmasıyla beraber teknolojinin buna paralel olarak gelişmesi karşısında maalesef bu meslek de diğerleri gibi (semercilik, bakırcılık, kalaycılık, kilimcilik vb.) ayakta durmakta zorlanıyor. Mecrefe, tırmık,nal, sapan, keser gibi ürünler yapılır. Başlıca ustalarımız: Davut KARATAŞ, Orhan ÖZKAYA, Ali ŞAHİN CAM ÜFLEME Dünya üzerinde, camın ilk elde edildiği yerleşim bölgelerinden birisi, Antakya-Suriye – Filistin civarıdır. Finike-Kilikya-Roma döneminde çok sayıda cam eser ve ziynet eşyası üretilmiştir. Antakya ve civarında bu yöreye özgü yeşil cam üfleme sanatı eski camlardan eritilip gözyaşı, parfüm, zemzem suyu şişeleri, cam takılar ve cam heykelcikler üretilmektedir. Antakya’da Şadi ASFUROĞLU dışında ustamız kalmamıştır.